Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye değildir. Sağlık durumunuzla ilgili kararlar için hekiminize danışın.
Bazı çocuklar havuzu görür görmez koşar, bazıları kenarda donup kalır. İkinci gruptaki çocuğun velisi genellikle iki duygu arasında sıkışır: “Zorlamayayım” ile “Ama öğrenmesi lazım”. İkisi de haklıdır. Su korkusu, sabırla ve doğru adımlarla çoğu zaman yumuşar; bu yazıda eğitmenlerimizin derslerde kullandığı yaklaşımı ve evde yapabileceklerinizi paylaşıyoruz.
Korkunun nereden geldiğini anlamaya çalışın
Su korkusu her çocukta aynı biçimde görünmez. Kimi yüzüne su değmesinden, kimi ayağının yere basmamasından, kimi kalabalık ve gürültüden, kimi de daha önce yaşadığı küçük bir olaydan (denizde dalga, banyoda kayma) etkilenir. Çocuğunuzu hangi anın gerdiğini gözlemlemek, doğru adımı seçmenizi sağlar. Yüzüne su sıçradığında ağlayan bir çocukla derin sudan korkan bir çocuğa farklı yaklaşılır.
Evde yapılabilecekler
Havuza gelmeden önce banyo küveti iyi bir antrenman alanıdır:
- Banyoda yüze su serpme oyunları; önce çocuğun kendi eliyle.
- Bir pipetle suya üfleyip kabarcık yapmak. Bu, ileride suda nefes vermenin ilk adımıdır.
- Küvette sırtüstü uzanıp kulakları suya bırakmak; elinizle başını destekleyin.
- Oyuncakları küvetin dibinden almak için yüzü suya yaklaştırmak.
Bu oyunlar kısa ve keyifli olmalı. Çocuk istemediğinde bırakın; amaç suyu “güvenli ve eğlenceli” bir şeyle ilişkilendirmektir.
Havuzda: küçük, ölçülebilir adımlar
Derslerimizde korkan çocukla şu sırayı izleriz ve her adım çocuk hazır olduğunda atılır:
- Havuz kenarında oturup ayakları suya sokmak.
- Merdivenden kendi başına inmek; eğitmen yanında.
- Sığ bölümde ayakta yürümek, suya elle vurup sıçratmak.
- Çeneyi, sonra ağzı, sonra burnu suya değdirmek.
- Suya üfleyerek kabarcık yapmak.
- Eğitmenin elinde destekli süzülmek.
Bir adım bir derste olabilir, üç derste de olabilir. Önemli olan geri adım atmamak değil, her dersin çocuğun “başardım” diyebileceği bir anla bitmesidir.
Kaçınılması gerekenler
- Zorla suya sokmak ya da batırmak. Korkuyu kalıcı hâle getirebilir.
- “Bak, kardeşin korkmuyor” gibi karşılaştırmalar. Çocuğu utandırır, korkuyu saklamayı öğretir.
- “Korkacak bir şey yok” cümlesi. Çocuk için bir şey var; korkuyu küçümsemek yerine “Korktuğunu görüyorum, yanındayım” demek daha etkilidir.
- Dersten sonra korkuyu konuşmak. Bunun yerine başardığı küçük şeyi konuşun.
Gerileme olursa
Hastalık, tatil ya da kötü bir an sonrası çocuk birkaç adım geri gidebilir: geçen ay yüzünü suya batıran çocuk bu hafta yine kenarda durabilir. Bu bir başarısızlık değildir. Eğitmen bir önceki rahat adıma döner ve oradan yeniden ilerler. Veli olarak siz de “Geçen sefer yapmıştın” demek yerine bugünkü küçük adımı övün.
Bire bir ders ne zaman yardımcı olur?
Grup dersinde birkaç hafta boyunca kenarı bırakamayan, ağlama nöbetleri geçiren ya da derse gelmek istemeyen çocuk için birkaç bire bir ders grup ortamına dönüşü kolaylaştırır. Bire bir derste eğitmen yalnız çocuğa odaklanır, tempoyu tamamen ona göre ayarlar ve gürültülü grup ortamı yoktur. Eğitmenlerimizden biri yalnız su korkusu ve bire bir çalışma için program yürütür. Genellikle dört ila sekiz bire bir dersten sonra çocuk uygun bir gruba geçer.
Eğitmenle iş birliği
Su korkusu olan bir çocukta veli ile eğitmen arasındaki iletişim çok önemlidir. Kayıt sırasında ya da ilk dersten önce eğitmene çocuğunuzun neyden korktuğunu, evde neleri yapabildiğini ve daha önce yaşadığı bir olay varsa kısaca anlatın. Bu bilgi eğitmenin hangi adımdan başlayacağını belirler.
Ders sonunda eğitmenin kısa notunu veli portalında okuyabilirsiniz: “Bugün çenesini suya değdirdi”, “Merdivenden kendi indi” gibi. Bu notları çocuğunuzla birlikte okumak, küçük başarıları görünür kılar. Evde hangi oyunu tekrar etmeniz gerektiğini de eğitmene sorabilirsiniz; havuzdaki adımla evdeki oyun birbirini desteklediğinde ilerleme hızlanır.
Veli de rol model
Çocuklar ebeveynlerinin sudaki halini dikkatle izler. Kendiniz de suyla aranız iyi değilse aile seansında birlikte suya girmek, ikiniz için de iyi bir başlangıç olabilir. Yetişkinler için yetişkin başlangıç grubu da var.
Sabır
Su korkusu olan bir çocuğun ilk 25 metresini yüzdüğü gün, havuz kenarındaki en mutlu anlardan biridir. O güne giden yol bazen uzun olur; ama genellikle düşündüğünüzden kısadır.
